3 Ocak 2018 Çarşamba

HZ SALİH

Deve Mûcizesi

Sâlih -aleyhisselâm-, kavminin cehâlet ve gafletine çok üzülmüştü. Bir müddet onları terk ederek aralarından ayrıldı. Dönüşünde Cenâb-ı Hak, kavmine, Hazret-i Sâlih’in peygamberlik heybetini gösterdi. Kavmi, O’nun bu heybetinden ürktü.

Sâlih -aleyhisselâm-, kavmin reîsi olan Cenda’nın yanına gitti. Cenda:

“–Doğru söylüyorsan seni imtihân edeceğiz!” dedi. “el-Kâtibe” diye bilinen bir kaya vardı. Cenda bu kayayı kasdederek şöyle dedi:

“–Seninle oraya gideceğiz. Senin ilâhın, o kayadan kırmızı tüylü, doğurmak üzere olan dişi bir deve çıkarsın! Yavrusunun rengi de annesinin renginde olsun!”

Kavmi de istihzâ ederek:

“–Sütü, yazın serin, kışın sıcak olsun! Bu sütten içen her hasta şifâ bulsun, fakir bir kimse ise fakirlikten kurtulsun!” dediler.

O devirde bu kavim için en kıymetli şey, kızıl renkli deveydi. Bu sebeple Sâlih -aleyhisselâm-’ın kayadan kızıl tüylü bir deve çıkarmasını istemişlerdi.

Bütün Semûd kavmi toplandı. Sâlih -aleyhisselâm-, namaza durdu; Cenâb-ı Hakk’a ilticâ etti.

Kaya büyümeye başladı.

hz eyup


   Hz. Eyyüp İsrâil oğullarına gönderilen peygamberlerden Hazret-i İshâk’ın oğlu ilyas’ın neslindendir.Kendisine yedi kişi îmân etti.Yüz kırk sene yaşadı.Sabrı ile insanlık tarihinde darbımeselle anılan Eyyûb aleyhisselâm,Kur’ân-ı kerîmde zikredilmiştir.

Eyyûb aleyhisselâmın çok mal ve serveti ile oğlu vardı.Sürü sürü hayvanları,bağları ve bahçeleri bulunuyordu.Şam civarında Beseniyye mevkiindeki çiftliklerinde binlerce insan çalışırdı.Fakat servetinin çokluğu onu Allah yolundan alıkoymadı.Eyyûb aleyhisselâm Şam civarında yaşayan insanlara peygamber olarak gönderildi.Onları Allah-ü teâlâya îmân ve ibadet etmeye çağırdı.Bu uğurda pek çok zahmet çekti.Sonra malı,evladı ve bedeni ile imtihan edildi.Eyyûb aleyhisselâm çok büyük sıkıntılara göğüs gerdi.Sabrı,kullukta kusur etmeyip şikâyette bulunmayışı ve başka güzel vasıfları ile ibadet ehline ve akıl sahiplerine örnek oldu.

hz zekeriyya


    Zekeriya aleyhisselamı altı çeşit mucizesi görülmüştür.Bunlar şu şekilde sıralanabilir : 
1.Zekeriya Aleyküm Selam peygamberlikle şereflenmeden önce de Beyt-ül Makdis'de dini reisdir dediler ki : 
"Senin diğerlerinden ne farkın var? Herkes elindeki kalemle yazıyor,sen de öyle yapıyorsun...Eğer gerçekten peygamber isen,kalemsiz yaz veya kalem senin yardımın olmaksızın yazsın..." 
Yüce Rabbimizin verdiği mucizeyle,Zekeriya as. oradan kalktı.Kalemi kağıdın üzerine bıraktı ve yazmasını emretti...Cenab-ı Hakkın kudretiyle,kalem kendiliğinden yazmaya başladı... 
2.Bebek olarak Beyt-ül Makdise bırakılan Hz.Meryem validemiz'in vesayeti konusunda ihtilaf çıkınca,uraya başvuruldu.Kalemlerin suya atılarak vesayetin batmayan kalem sahibine verilmesi kararlaştırıldı.Herkes kalemini suya attı.Bütün kalemler suya battı ve akıntıya sürüklendi.Sadece Zekeriya as.'ın kalemi suya batmadı ve akıntıya direndi.Bunun üzerine Meryem validemizin vesayeti o anda (Aleyküm Selam) kaldırdı.Mahiyetinde bulunan abidelerle birlikte Tevrat nüshalarını çoğalttırlar. 
Peygamberlik geldikten sonra da bu işi yürüttüler.Bir gün,mescide gelen Yahudilerden bazı kendini bilmezle

2 Ocak 2018 Salı

HZ İSA


Beşikteyken konuştu. 
2-Ölüleri diriltirdi.Bilhassa dört ölüyü dirilttiği meşhurdur. Bunlar Sam bin Nûh,Şeddad bin Âd,Mâsân bin Mâlân ve Beni İsrail'den bir çocuktur. 
3-Anadan doğma kör olanları sağlamlar gibi gördürür, bir cilt hastalığı olan baras illetini iyi ederdi. Eliyle hastaya dokunguğunda iyi olurdu. Eliyle mesh etmek sûretiyle hastaları tedâvi ettiği için kendisine Îsâ-i Mesih dendi.             (Mâide sûresi:110) 
4-Âl-i İmrân sûresi 49. âyetinde bildirildiği gibi kavminin yedikleri veya yemek üzere sakladıkları şeyleri haber verirdi.
 5-Mâide sûresi 110. âyetinde bidirildiği gibi çamurdan kuş yapıp üzerine üfleyince, Allahü Teâlânın izniyle canlanıp kuş olurdu. 
6-Mâide sûresi 114. âyetinde bildirildiği üzere Havârîler, içinde yiyecek bulunan bir sofranın indirilmesini teklif ettiler.Hazret-i Îsâ ellerini kaldırıp duâ edince, ekmeği ve eti bulunan bir sofra indi.
 7-Îsâ aleyhisselâm uykudayken yanında her konuşulanı ve yapılanı bilirdi.
 8-Ne zaman istese ellerini göğe kaldırıp duâ edınce o anda yemek ve meyveler önüne gelirdi.
 9-Îsâ aleyhisselâm Yahûdîlerden (Benî İsrâil) uzak olduğu hâlde sözlerini ve gizli hallerini bilirdi.